img

Erdoğan, TBMM 27. Dönem 6. Yasama Yılı Açılış töreninde konuştu


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TBMM 27. Dönem 6. Yasama Yılı Açılış töreninde konuştu.

Erdoğan'ın konuşmasından satır başları;

"Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 27. Dönem 6. Yasama yılının sizlerle birlikte ülkemize ve milletimize hayırlı olmasını diliyorum. Meclisimizin kuruluşundan günümüze bu yüce kurum çatısı altında ülkemize hizmet eden tüm milletvekillerimize şükranlarımı sunuyorum. İlk faaliyete geçtiği1920den beri meclisimizde görev yapmış milletvekillerimizden vefat edenlere Allahtan rahmet niyaz ediyorum. Büyük millet meclisimizin ilk başkanı, cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal başta olmak üzere, Türkiye’nin gelişmesi büyümesi güçlenmesi yolunda gayret gösteren herkesi hürmetle yad ediyorum.

Bin yıldır vatanımızın müdafaası, milletimizin dirliği, ülkemizin bütünlüğü, devletimizin bekası uğruna gözlerini kırpmadan canlarını feda eden tüm şehitlerimizi ve gazilerimizi rahmetle anıyorum.

Türkiye’nin istiklal ve istikbal davası çağlar ötesine uzanan kutlu bir mücadelenin adıdır. Bugün de sınırlarımızın içinde ve ötesinde aynı mücadeleyi vermeyi sürdürüyoruz. Terör örgütlerinin başında yer aldığı düşmanlarımıza göz açtırmayan askerlerimize, polislerimize, jandarmamıza, sahil güvenlik personelimize, istihbaratçılarımıza, güvenlik korucularımıza başarılar diliyorum. Rabbimden milletimizin tüm fertleri ile birlikte bu kardeşlerimizi de korumasını, esirgemesini, ayaklarına taş değdirmemesini niyaz ediyorum.

TBMM milli mücadele yıllarından beri bu ülkenin her türlü meselesinin çözümünde milletimizin her beklentisinin karşılanmasında öncü bir rol üstlenmiştir. Bugün de gerek 27. Dönem boyunca çıkartılan kanunlarla, gerek hala komisyonlarda ve genel kurul gündeminde bekleyen tekliflerle gerekse bundan sonra gündeme gelecek çalışmalarla meclisimizin tarihi misyonunu hakkıyla yerine getirdiğine ve getireceğine inanıyorum.

Bilindiği gibi bugün 27. dönem meclisimizin son yasama yılının açılışını yapıyoruz. Meclisimizin seçim takvimine göre çalışmalarına ara vermeden önce pek çok kritik düzenlemeyi harekete geçirerek bu yasama yılını da en iyi şekilde değerlendireceğine inanıyorum. Türkiye yaklaşık 8 ay sonra gideceği seçimlerde hem yasama organı TBMM üyelerini, hem de yürütmenin temsilcisi Cumhurbaşkanını belirleyecek. Dünya’nın ve bölgemizin gerçekten tarihi günler yaşadığı asırlık dengelerin kökünden sarsıldığı siyasi, ekonomik ve askeri güç merkezlerinin yeniden oluştuğu bir dönemde bu seçimleri yapacağız. 27. Dönem milletvekilleri olarak sizlerin üstlendiği misyonun gereklerini başarıyla inşa etmiş bir kadro sıfatıyla milletimizin gönlündeki yerinizi aldığınıza inanıyorum. Bu büyük şeref evlatlarınıza bırakacağınız en büyük miras olacaktır. Ülkemize, milletimize, meclisimize yaptığınız hizmetler için şimdiden her birinize ayrı ayrı şükranlarımı sunuyorum.

Komisyonlardan genel kuruluna kadar meclis çalışmalarının tüm aşamalarındaki katkıları için siyasi parti grup yönetimlerimiz ile meclis başkanlık divanımıza da ayrıca teşekkür ediyorum.

Önce Milli Mücadele’de son olarak da 15 Temmuz gecesi Gazi unvanıyla şereflenen meclisimiz, bu vasfıyla Dünya parlamentoları arasında müstesna bir yere sahiptir. Bir dönem ülkemize demokrasiyi bedel ödemeden elde ettiği için içselleştiremediği ithamları yöneltilirdi. Şimdi ise karşımızda son çeyrek asrın en iddiaları demokrasi ve kalkınma programlarının ahdi alt ayağını kurmuş bir Türkiye Büyük Millet Meclisi var.

Şimdi karşımızda darbecilere direnerek milli iradenin üstünlüğünü hiçbir tereddüde mahal bırakmayacak şekilde tescillemiş bir meclis var. Şimdi karşımızda her türlü tehdide rağmen temsilcisi olduğu milletin hakkını, hukukunu, menfaatlerini can siparane şekilde koruyan bir meclis var. Şimdi karşımızda küresel eğilimlerin aksine milletiyle bağlarını en güçlü şekilde sürdüren bir meclis var. Meclisimizin ve milletvekillerimizin zaman zaman maruz kaldıkları iftira derecesine varan saldırıların bir sebebi de işte bu tablodur.

Biz kimin ne dediğine, ne istediğine değil, milletimizin neye ihtiyacı olduğuna, ülkemizin hedeflerine bakarak, yasamasıyla yürütmesiyle yargısıyla birlikte istikametimizi çiziyoruz. Yolumuza devam ediyoruz.

Cumhuriyet tarihinin en köklü reformlarına bu meclis imza atmıştır. Bu süreçte gerçekleştirdiğimiz istiklalimizi ve istikbalimizi aydınlatan en önemli reformlarından biri de hiç şüphesiz, yönetim sistemimizde yaptığımız değişikliktir. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sitemi ile demokratik erklerin her birini kendi alanında en güçlü, en etkili, en verimli hale getirdiğimize inanıyorum. Geçmişte demokratik bir denge içinde değil de yıkıcı bir rekabet görünümü veren yasama , yürütme ve yargı artık aynı ortak gaye doğrultusunda birbirlerini destekleyen bir anlayışla çalışmaktadır.

Önümüzdeki dönemde 4. yılını geride bırakan yeni yönetim uygulamalarımızda elde ettiğimiz tecrübeler ışığında sistemi eksiklerini tamamlayacak, güçlü yanlarını tahkim edecek bir anlayışla daha da geliştirmeyi planlıyoruz. Dünya’nın ve bölgemizin her alanda büyük değişimler yaşadığı bir süreçte, ülkemizi bunun dışında tutumayız. Türkiye’nin ve Türk milletinin ihtiyaçlarına, beklentilerine, potansiyelini kullanma kabiliyetlerindeki ilerlemeye ve elde ettiğimiz tecrübelere göre kendimizi yenilemeyi sürdüreceğiz.

Bu yaklaşıma sadık kalmayı ve icap eden adımları atmayı tüm kalbimizle bağlı olduğumuz milletimize karşı sorumluluğumuzun gereği olarak görüyoruz. Elbette bu tamamlayıcı reformlarını da Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin manisi yüce meclisimizle birlikte inşa edecek ve hayata geçireceğiz. Önümüzdeki dönemde yasama ve yürütme olarak ortak gündemimizin başında bu husus yer alacaktır.

İçimizde ukde kalan bir mesele de ülkemizi yeni, sivil, demokratik yöntemlerle inşa edilmiş kapsayıcı sade ve vizyon sahibi bir anayasaya kavuşturmaktır. Yeni anayasa konusunda 2013-2021 yıllarında yaptığımız samimi çağrılar maalesef ülkemizi böyle bir kazanımla buluşturmaya yetmedi. İlk çalışma meclisteki ortak komisyonda tıkandı. İkinci çağrımızda da somut hiçbir cevap alamadık. Yeni dönem meclisimizin hakkı olan yeni anayasa ile buluşturarak, darbe dönemlerinin son izini de sileceğine inanıyorum.

Bunu aynı zamanda gelecek nesillere bir borcumuz, önümüzdeki dönemde gençlerimize hediye edeceğimiz en büyük kazanım olarak görüyoruz. İnsanlarımızın temel hak ve özgürlüklerini en üst seviyelere çıkartan sessiz devrimleri hayata geçirdiğimiz gibi, yeni anayasa çalışmasını da tamamlayacağız.

Türkiye’yi vesayetin, darbelerin, baskıların, zulümlerin utancından vatandaşları kökeni, inancı, mezhebi, meşrebi, kılık kıyafet ve kültürü sebebiyle horlamaktan beraber kurtardık. Yeni anayasa ile bu kazanımların ahdi temelini de olması gerek hale getirmek istiyoruz.

Türkiye’nin son 20 yılına baktığımızda milletimizin gündemini uzun süredir işgal eden sorun alanlarını birere birer geride bıraktığımızı görüyoruz. Terör örgütlerinin kanlı saldırılarıyla yol açtığı huzur ve güve endişesiydi. Uzun yıllar boyunca ülkemiz gündeminin bir numaralı sorunu terör meselesiydi. Yaptığımız operasyonlar, aldığımız tedbirler, izlediğimiz çok yönlü diplomasi ile terör örgütlerini sınırlarımız içinde bitirirken, sınır dışımızda da adeta felç ederek yeni bir güvenlik ve huzur iklimi oluşturduk. Bu gerçeği elini vicdanına koyan hiç kimse inkar edemez.

Güvenlik güçlerimizle, askerimizle ve istihbarat teşkilatımızla teröristlerin her an ensesindeyiz. Güvenlik kuvvetlerimizi hem terörle mücadele hem de küresel ve bölgesel tehditlere karşı ülkemizi koruma görevini en üst düzeyde yürütebilmesini sağlayacak imkan ve kabiliyetlerle güçlendirdik.

Tehditleri kaynağında yok ederek ülkemizin güvenliğini, milletimizin huzurunu sınırlarımız dışında başlatma stratejimizi ‘bir gece ansızın gelebiliriz’ ifadesiyle uygulamaya devam ediyoruz.

Milletimizin teveccühü  ile ülkeyi yönetme sorumluluğunu devraldığımız 2002 yılında vatandaşlarımız bir söz verdik. Türkiye’yi eğitim, sağlık, güvenlik ve adalet üzerinde yükselteceğiz. Bununla yetinmedik. Ulaştırmayı, enerjiyi, tarımı, sporu, sosyal yardımları ve daha pek çok başlığı da ekleyerek ülkemizi 20 yılda asırlık eser ver hizmetlerle kavuşturduk.

Sağlık’ta hastane yatak sayımızı 164 binden 263 binin üzerine yükselttik. Çarşamba günü açılışını yaptığımız Etlik Şehir Hastanesi ile birlikte son 5 yılda toplamda 29 bin yataklı 20 şehir hastanemizi hizmete sunduk. İnşası ve projesi devam edenlerle birlikte sayısı 35’e yatak kapasitesi 47 bine çıkacak şehir hastaneleri ile birlikte ülkemizi sağlıkta eşsiz bir yere taşımış olacağız.

Gençlik ve Spor’da gençlik merkezi sayımızı 9’dan 417’ye, spor tesisi sayımızı bin 570 den 4 bin 138’e yükseköğrenim yurt yatak kapasitemize ise 182 binden 850 bine çıkardık.

Milletimizin yapı taşı olan aile kurumuzu ifsada dönük kasıtlı saldırıların farkındayız. Bu sinsi faaliyetlere karşı maddi ve manevi tüm boyutlarıyla aile yapımızı korumakta kararlıyız. Aile fıtratını güçlendirmeye yönelik attığımız adımları, önümüzdeki dönemde yeni unsurlarla destekleyeceğiz. Çalışma ve Sosyal Güvenlik’te, 2002 yılında 184 lira olan net asgari ücret, bugün 5 bin 500 liraya ulaştı. Aktif sigortalı sayımız, 12 milyondan 25,3 milyona yükselirken toplam istihdam da 31 milyon sınırına dayandı. Adalet’te iktidara geldiğimizde 9 bin 349 olan hakim savcı sayımızı bu yıl itibariyle 22 bin 756 ya yükselttik. Mahkeme sayısını Adli Yargı’da yüzde 91, İdari Yargı’da yüzde 42 artırarak teşkilatımızı güçlendirdik. Son 20 yılda toplam 277 adalet hizmet binası inşa ettik. İçişlerinde yerel yönetim mevzuatlarında yaptığımız düzenlemelerle mahalli idari sistemimizi birçok alanda güçlendirdik.

Küresel bir sorun olan düzensiz göçle mücadele için 18 bin kişi kapasiteli 30 geri gönderme merkezi kurduk. Suriye’de sınır ötesi harekatlarımızın başladığı günden bugünde oluşturduğumuz güvenli bölgelere yaklaşık 526 bin gönüllü geri dönüş oldu.

3 milyon konutun dönüşümünü de bu arada tamamladık. Böylece deprem ülkesi olan ülkemizde 12 milyon vatandaşımızı yeni ve güvenli konutlara kavuşturduk. 350 bin konutun dönüşümü sürüyor. Geçtiğimiz haftalarda 500 bin sosyal konut, 250 bin konut amaçlı arsa, 50 bin işyeri kampanyasının müjdesini milletimizle paylaştık.

Tarım ve Orman’da çiftçilerimize toplam 183 milyar lira tutarında tarımsal destek verdik. Cari rakamlarla bu rakam 465 milyar liraya tekabül ediyor. Tarımsal gayri safi yurt içi hasılamızı 37 milyar liradan geçtiğimiz yıl itibariyle 407 milyar lira seviyesine yükselttik.

87 teknopark kurulmasını sağladık. Milli Uzay programımızı oluşturduk ve 2023 yılında bir tük vatandaşının uluslararası uzay istasyonuna gönderilmesin sürecine start verdik. Yerli elektrikli otomobilimiz TOGG’un Gemlik’teki Fabrikasını 29 Ekim’de açarak seri üretimi başlatıyoruz.

Bu eser ve hizmet çıtasını önümüzdeki dönemde daha da yükseğe çıkaracağız. İnsanlık salgınların, savaşların, krizlerin ve istikrarsızlıkların içerisinde olduğu sancılı bir süreçten geçiyor. Dünyamız aynı zamanda sosyal barışı, insanların bir arada yaşamaya idaresini ve demokratik kazanımları tehdit eden büyük bir girdaba doğru sürükleniyor. Üç kıtanın kavşak noktasında yer alan Türkiye, yaşanan tüm gelişmelerden en fazla etkilenen ülke konumundadır. Türkiye’nin içine kapanma, kendini dış dünyadan izole etme, bölgesindeki hadiseleri tribünden seyretme lüksü yoktur. Dünyanın 34 farklı ülkesine yayılan 78 şehitliğimiz, dış politikamızın tabi sınırlarını da çizmektedir. Hiç kimse Türkiye’nin ufkunu 780 bin kilometrekareye hapsedemez. Türkiye olarak, işte bu gerçekler ışığında vatandaşlarımızla birlikte dost ve kardeşlerimize karşı sorumluluklarımızı da yerine getirmenin çabasındayız.

Onurlu sabırlı, kararlı ver basiretli bir tavırla Türkiye’nin hak ve hukukunu her alanda güçlü bir şekilde savunuyoruz. Uluslararası planda fikirlerine başvurulan, önerileri dikkate alınan kah arabulucu kah kolaylaştırıcı olarak sorunlara çözüm üreten bir diplomatik güç haline geldik. 255 dış temsilciliğimizle dünyanın en büyük 5 diplomasi ağından birine sahibiz. Büyük bir gururla ifade etmek isterim ki, Türk diplomasisi, son asırların en başarılı dönemini yaşamaktadır.

New York’ta yaptığım görüşmelerde bütün cumhurbaşkanları ve başkanalar öncelikle bizim esir mübadelesinde üstlendiğimiz rol sebebiyle bizlere teşekkür etmişler ve her türlü takdirin üstünde olduğunu söylemişlerdir. Ülkemizin Rusya-Ukrayna krizi, göç meselesi, insanı yardımlar, terörle mücadele ve barışı koruma yolunda attığı adımların tüm dünya tarafından takdirle karşılandığına  bizzat şahitlik ettik.

Aralık ayında İstanbul’da düzenlediğimiz, 3. Türkiye- Afrika Zirvesi’yle tüm Afrikalı dostlarımızla bir kez daha kucaklaştık. Böylece Türkiye’nin Afrika kıtasına yönelik ilgisinin uzun vadeli ve kalıcı olduğunu açıkça gösterdik. Türk dünyasıyla olan işbirliğimizi de her alanda ilerletmenin gayretindeyiz. Son zirve toplantısını demokrasi ve özgürlükler adasında yaptığımız Türk Devletleri Teşkilatının küresel ölçekte hak ettiği yeri alması için mücadelemizi sürdüreceğiz.

Önümüzdeki yıl hep birlikte coşkuyla kutlayacağımız Cumhuriyetimizin kuruluşunun 100. yılına atıfla 2023’te milletimizin huzuruna yeni bir sözle çıkıyoruz. Bu söz, ülkemize bugüne kadar kazandırdığımız eser ve hizmetlerin üzerine Türkiye 100 yılı inşa etme sözüdür.  Cumhuriyetinin 2. yüzyılını milletimizin asırlık hayallerini hayata geçirme dönemi haline dönüştürmekte kararlıyız. Bunu yasaması ve yürütmesiyle hep birlikte gerçekleştireceğiz. Bu duygularla bir kez daha yeni yasama yılımızın hayırlı olmasını diliyorum."

Hibya Haber Ajansı

TSPB

Haber Giriş Sistemi

Reklam Pazarı

Reklam İçeriği

Kandilli Rasathanesi Son Depremler

Dünya Genelinde Son Depremle

Dolar Fiyatı

 

 

724ilanbul

Araba Hayali

Piramit Menkul Kıymetler A.Ş.